OklavaOklava

13 Ekim 2026 · Kenan Kanat · 3 dk okuma

Diyetisyen Not Tutma Düzeni: Görüşmede Duyduğunuzu Sonraki Seansa Nasıl Taşırsınız?

Danışanın görüşmede anlattığı bir detayı (yakında sınavı olan çocuğu, iş değişikliği, kızının düğünü) sonraki seansa taşımanın yolu, o anda tek kelimelik bir anahtar not almak ve görüşme biter bitmez bu notu danışanın dosyasına birkaç cümleyle geçirmektir. Görüşme bittikten bir iki gün sonra hatırlamaya çalışmak, detayı büyük ölçüde kaybetmek demektir.

Danışanın kişisel detaylarını hatırlamak neden önemli?

Danışan bir ay önce bahsettiği bir şeyi diyetisyenin hatırladığını gördüğünde, kendisini form doldurduğu bir sistemin parçası değil, takip edilen biri olarak görür. Bu küçük detaylar (bir sınav, bir seyahat, bir iş değişikliği) danışanın o dönemki iştahını, stresini ve programa uyumunu doğrudan etkiler.

Tersi de doğrudur: danışan geçen seansta anlattığı bir şeyi tekrar baştan anlatmak zorunda kaldığında, görüşmenin takip edilmediğini düşünür. Bu, danışanın süreci ciddiye alıp almama kararını etkileyen küçük ama birikimli bir detaydır.

Not almak görüşmeyi nasıl bölmez?

Görüşme sırasında cümleyi değil, anahtar kelimeyi yazmak görüşmeyi bölmez. "Kızı üniversite sınavına hazırlanıyor, gece atıştırması" gibi üç dört kelimelik bir not, göz kontağını kesmeden alınabilir; danışanın anlattığı hikâyenin tamamını not etmeye çalışmak hem dikkat dağıtır hem de danışana "beni dinlemiyor, yazıyor" hissi verir.

Pratik bir ayrım işe yarar: konuşma sırasında sadece tetikleyici kelimeler, görüşme bittikten sonra ayrılan iki üç dakikada ise bu kelimelerin anlamlı bir cümleye dönüştürülmesi. Bu iki dakika, bir sonraki danışanı almadan önce sabit bir alışkanlık haline getirildiğinde not hiç birikmez.

Hangi not gerçekten işe yarar?

İşe yarayan not, bir sonraki seansta soracağınız bir şeyi hatırlatan nottur: "sınav nasıl geçti", "yeni işte yemek saatleri nasıl", "tatilden geldi mi". Ölçüm, tahlil ve beslenme geçmişi gibi klinik bilgiler zaten başka bir düzende tutulmalı; bu tür asgari kayıtları ayrı ele aldığımız danışan dosyası yazısında bulabilirsiniz.

Gereksiz olan ise danışanın söylediği her şeyi kelime kelime aktarmaktır. Uzun, ham diyalog notu bir sonraki seanstan önce okunmaz; kısa ve eyleme dönük not (ne sorulacak, neye dikkat edilecek) okunur ve kullanılır.

Danışana özel not nereye, genel not nereye yazılmalı?

Danışana özel her detay, o danışanın kendi dosyasındaki notlar sekmesine yazılmalı; Oklava'da her danışanın dosyasında bu amaçla ayrı bir notlar sekmesi bulunur. Böylece danışanı seansa aldığınızda dosyasını açtığınızda geçen seansta neyin konuşulduğu karşınıza çıkar, ayrıca aramanıza gerek kalmaz.

Danışandan bağımsız, genel gözlemler (bir tarif denemesi, bir makale fikri, duyduğunuz bir yöntem) danışan dosyasına yazılırsa zamanla dosyayı kalabalıklaştırır ve aranan notu bulmayı zorlaştırır. Bunlar için Oklava'da danışandan bağımsız, genel bir not defteri; günlük yapılması gereken işler (bir danışanı arama, bir evrak hazırlama) için ise ayrı bir yapılacaklar listesi bulunur, böylece üç farklı tür bilgi birbirine karışmaz.

Not tutma alışkanlığı nasıl kurulur?

Alışkanlık, her görüşmenin bitişine sabitlenmiş iki dakikalık bir adımla kurulur: not al, kaydet, sıradaki danışana geç. Bir sonraki danışanı karşılamadan önce dosyasını ve son notunu okumak, görüşmeye "hatırlayan" bir diyetisyen olarak başlamanızı sağlar.

Bu düzen, ilk görüşmede toplanan temel bilgiyle karıştırılmamalı; ilk seansta alınan geçmiş ve tercih bilgisi ayrı bir akışa aittir ve bu konuyu anamnez formunu verimli kullanma yazısında ayrıca ele aldık. Not tutma alışkanlığını haftalık çalışma düzeninize nasıl oturtacağınızı ise haftalık ritim yazısında bulabilirsiniz.

Son olarak, not almanın amacı kayıt tutmak değil, ilişkiyi sürdürmektir. Bir notun işe yarayıp yaramadığının testi basittir: o not, bir sonraki seansta söyleyeceğiniz bir cümleyi mi hazırlıyor, yoksa sadece arşivde mi duruyor?

← Tüm yazılar

Bunları da okuyun